Pazar 24 Subat 2008
24
02.2008

Nasıl Bilirdiniz?..

HAYKOD

Nasıl Bilirdiniz?

Ulu bir cami avlusu. Musalla taşında binlerce, on binlerce küçüklü, büyüklü tabut.

Hoca cenaze namazına katılanlara sorar:

-Tabutların içinde yatanları nasıl bilirdiniz? Her seçimden önce ve sonra yakıp kül ettiğiniz ormanların ağaçlarını, kuşlarını,sincaplarını,kirpilerini, tavşanlarını, börtü böceğini nasıl bilirdiniz?

Cemaat yanıtlar: İyi bilirdik!

Soru tekrarlanır, yanıt aynıdır:İyi bilirdik!

Yollarda bir karınca misali, belki de araçlarınızı özellikle üzerlerine sürerek ezip geçtiğiniz kedileri, köpekleri kuşları nasıl bilirdiniz?

Yanıt gecikmez:İyi bilirdik, iyi bilirdik!

Çoğu, sizlerin sızlanmaları, şikayetleri üzerine toplanıp götürülen, hayvan barınaklarında bakımsızlıktan, açlıktan, susuzluktan işkence çektirilerek kimi kez zehirli iğnelerle yok edilerek öldürülen yüzlerce, binlerce köpeği bazen de kedileri nasıl bilirdiniz?

Cemaatin cevabı yine aynı olur,koro halinde:İyi bilirdik..iyi bilirdik.

Çocukların sabah okullarına giderken başlarını okşayıp sevdiği, oyunlar oynadığı, dönüş yolunda belediyenin itlaf timince zehirlenip öldürülen o masum canları nasıl bilirdiniz?

Yavrusunun, kokusuyla arayıp bulmaya çalıştığı Kutludüğün'de canlı canlı toprağa gömülen anne köpeği nasıl bilirdiniz?

İyi bilirdik, iyi bilirdik.

Ekim alanı açacağız diye ateşe verilen sazlıklardaki alev topuna dönen kuşları nasıl bilirdiniz? Avcıların bir lokma eti için avladıkları, zaten kuraklıktan, yaşam alanlarının azalmasından, zehir atıklı yemleri yemekten nesli tükenmek üzere olan kınalı keklikleri, sülünleri, telli turnaları, toyları, karabatakları, vaşakları, dağ keçilerini nasıl bilirdiniz, nasıl bilirdiniz?

Cevap değişmez:İyi bilirdik, iyi bilirdik.

İki ayaklı sapıkların önce tecavüz edip sonra canlarını aldığı memeleri süt dolu yavrulu anne köpekleri nasıl bilirdiniz?

Çöp kamyonlarının presleri içinde kemikleri kırılarak ezilen küçük canları nasıl bilirdiniz?

Virüs taşıyıp taşımadıklarına bakmadan gaz odalarında boğulan, diri diri yakılan, çukurlara atılıp üzerleri toprakla örtülen kanatlıları, hindileri, kazları, ördekleri, tavukları, çilli horozları, ak güvercinleri nasıl bilirdiniz, nasıl bilirdiniz?

Kurban edeceğim diye yollarda taşla, sopayla kovalayıp, kör bıçağın altına yatırıp dakikalarca işkence ederek boğazladığınız koçları, koyunları, büyükbaş hayvanları nasıl bilirdiniz?

Postlarına olan beğeniniz yüzünden siyanürle kıvrım kıvrım acı çekip zehirlenerek öldürülen tilkileri, derileri üzerlerinden canlı canlı soyulan kürk hayvanı ismini verdiklerinizi sağlıklarında nasıl bilirdiniz?

Doymak bilmeyen nefsinizin talepleriyle yok edilen milyonlarca, milyarlarca canları nasıl bilirdiniz?

Dağdaki, bayırdaki, bahçenizdeki, sokağınızdaki gereksiz canlarmış gibi katledilmesini vacip gördüğünüz, soylarını kurutmaya ahdettiğiniz, bu amaçla uğraş verdiğiniz, suçları sadece istemleri dışı dünyaya gelmiş olmak olan bu canları nasıl bilirdiniz?

Cemaatin yanıtları hep aynıdır değişmez:İyi bilirdik, iyi bilirdik.

Ulu caminin avlusunda birden sertleşen hocanın sesi yankılanır: Peki ey cemaat!Bütün bu canlara haklarınızı helal eder misiniz?

Kalabalıkta önce bir suskunluk yaşanır, sonra içlerinden en vicdanlı ve cesur olanı çıkar tümünün adına yanıtlar:

-Bu canlar üzerinde ne hakkımız var ki? Ne hakkımız olabilir ki helal edelim? Asıl onlar bizlere haklarını helal ederler mi ?

Siz ne dersiniz, onlar insanlara haklarını helal ederler mi?

Ece Bilgin


Gönderen ece bilgin
birine eposta yazdır Bu haber öğesinin pdf dökümanını oluştur

Copright@HAYKOD haykod.org
Tarama süresi :6.3496saniye,0.0799bu sorgu için.